"Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işçilerin 'rapor' hakkı ile ilgili düzenleme hazırlığında"

"Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işçilerin 'rapor' hakkı ile ilgili düzenleme hazırlığında"

"Bakanlık işçi ile işveren arasındaki bu soruna çözüm bulma niyetinde"

A+A-

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın çalışanların rapor hakkı ile ilgili olarak düzenleme hazırlığında olduğu iddia edildi. İddia MHP'nin yeni yayın organı Türkgün yazarı Özgür Kaya tarafından ortaya atıldı. Raporun sınırlandırılmamasını "sorun" olarak değerlendiren Kaya, bakanlığın "Yargısal ayrışmaları da ortadan kaldırmak adına yeni bir düzenleme yapmaya hazırlanıyor" dedi.

Kaya'nın "İşverenlerin Rapor İsyanı’na Çözüm Yolda" başlığıyla (17 Ekim 2018) yayımlanan yazısı şöyle:

Çalışma Hayatında çok sık karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi de çalışanların sık sık rapor alarak istirahatli sayılmalarıdır.

Çalışma hayatını düzenleyen 4857 sayılı iş kanununda sık sık rapor alan ve bu işi tamamen suistimale çevirmiş olan işçi için yaptırım öngörmüyor. Yani “işçi ayda şu kadar, ya da yılda şu kadar gün rapor alabilir” gibi bir düzenleme yok. Bunu fırsat bilen bazı çalışanlar da mazeret izni talep ettiklerinde ve işverenlerinde olumsuz cevap aldıklarında, hemen gidip rapor alarak kendini güvence altına alma çabasına giriyor. Yasal mevzuatta rapor sınırlaması olmadığı ve sık sık rapor alan işçi için herhangi bir yaptırım uygulayamadığı içinde işverenlerde haklı olarak isyan ediyor.

İşverenlerin özellikle, işlerin yoğun olduğu dönemlerde bazı çalışanlarının sağlık sorunu olmamasına rağmen sık sık rapor almalarından kaynaklı üretimde aksaklık yaşadıklarını, buna karşın ellerinin kollarının bağlandığını, hatta yargı kararları nedeniyle tamamen çıkmaza girdiklerini dile getirmeleri bu konuda yasal bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.

Mevcut İş Kanunu, İşçinin sağlık sorunu yaşadığında doktor raporuyla işçiye istirahat hakkı tanıyor. Bunun yanı sıra, rapor süresi, işçinin ihbar süresine 6 hafta eklenmiş süreyi aşması halinde işveren için bildirimsiz fesih hakkını da tanımış. Örneğin; kıdem tazminatı almayı hak eden çalışan uzun süre rapor almışsa, (4 + 6 hafta) 10 hafta dolduğunda işveren için bildirimsiz fesih hakkı doğacaktır. Bu durumda ihbar tazminatı vermeden kıdem tazminatı ödenerek çıkış işlemi yapılabilmektedir.

Geçtiğimiz aylarda Rapor alan bir işçinin, iş akdinin feshi neticesinde Bakırköy 11. İş Mahkemesi, ihbar süresini 6 hafta aşan rapor kullandığı gerekçesiyle feshin haklı olduğunu belirterek, işe iade davasının reddine karar verdi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. İş Kanunu’nun 19. maddesindeki ‘hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez’ hükmüne dikkat çekti.

Yargıtay‘ın vermiş olduğu bozma kararı neticesinde, İşverenlerin Rapor alan bir işçinin iş akdini sonlandırırken bir kez daha düşünmeleri gerektiğini ortaya koyuyor.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu noktadan yola çıkarak işçi ile işveren arasındaki bu soruna çözüm bulmak ve Yargısal ayrışmaları da ortadan kaldırmak adına yeni bir düzenleme yapmaya hazırlanıyor.

Bu haber toplam 1118 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.