Akıllı telefonlar zihinsel gelişimi olumsuz etkiliyor

Akıllı telefonlar zihinsel gelişimi olumsuz etkiliyor

Medical Park Florya Hastanesi’nden Uzman Psikolog Özlem Kelle, "Elimizden düşmeyen akıllı telefonların çocuklar üzerinde de olumsuz etkileri var. Çocuklarla güç mücadelesine girmeden, mantıklı sebepler açıklayarak telefon kullanımını sınırlandırmaya çalış

A+A-

Avrupa ülkeleri arasında yapılan araştırmanın sonucuna göre akıllı telefon bağımlılığında birinci sırada Türkiye var. Bu sorun gençler ve yetişkinler kadar bebek ve çocuklarda da oldukça yaygın.

Çocukları telefonla oyalamak; eve misafir geldiğinde, anneler ev işi yaptıklarında ya da dışarıya yemeğe gidildiğinde ailelerin sıkça başvurduğu yöntemlerden biri. Oysa bunun göz ardı edilen pek çok sakıncası var.

13 YAŞINDAN ÖNCE CEP TELEFONU ALMAYIN

Dijital bağımlılık mutsuz, asosyal ve hareketsiz bir yaşam süren çocuklar için obezite, kamburluk, sırt ağrıları, boyun fıtığı gibi sağlık sorunlarını da tetikliyor. Dolayısıyla çocuğa getirilen sınırlamaya tüm aile bireylerin uymasını bekliyoruz, aksi tutarlı bir durum olmuyor. Yapılan araştırmalar çocuğun 12-13 yaşından önce telefon sahibi olmaması gerektiğini gösteriyor.

Ama burada çocuğun içinde bulunduğu sosyal çevrenin de önemi var, yoksunluk duygusu çocuk-ebeveyn arasında gerilime, kopukluğa da neden olabilir. Ebeveynlerin, çocuklarına telefon kullanımı konusunda da rehberlik etmesi gerekiyor. Çocuğa baskı yapmadan, telefon kullanımına mantıklı sebepleri açıklayarak sınır getirin.

NELERE DİKKAT ETMELİ?

Ebeveynlerin kullandığı teknolojik cihazlardan, çocuklar bebeklik çağından itibaren olumsuz etkileniyor. Çocuklar bu cihazlarla ne kadar geç tanıştırılırsa o kadar iyi. Zira çocuğun zihinsel gelişimi söz konusu.

Bebeklik çağı, bebeğin insani iletişime, sohbete ihtiyaç duyduğu bir dönem. Bu kritik dönemde teknolojiye maruz kalması ne yazık ki zihinsel gelişimine negatif etki ediyor, dil gelişimi sekteye uğrayabiliyor. Çocuğunun telefon ile ilişkisini sınırlayan ebeveynin kendilerini de sınırlaması gerekiyor. Pek çok ailede ‘Ödev yapmıyor, sürekli şikayet ediyor, telefonuyla geçirdiği zamanı kısıtlayamıyoruz' gibi ifadelerle karşılaşıyoruz.

Çocuğa sınırlama konuyorsa nedeni anlatılmalı ve aynı zamanda çocuğunu sınırlayan veli de telefonla ya da teknolojik cihazlarla arasına sınır koymalı.

SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI KOMPLEKSLERE SÜRÜKLEYEBİLİR

Sosyal medya bağımlılığı psikolojiden iş hayatına, günlük yaşamdan ilişkilere kadar her alanda bizi etkiliyor. Rutin hayat akışını sosyal medyada paylaşan bireyler ve onları takip edenler için “özenti” tehlikesi var. Takip ettiğiniz kişilerin yaşam biçimi, sizde “yoksunluk” durumunu ve beraberinde “özenti”yi getiriyor ve farkında olmadan kendi gerçekliğinizden kopuyorsunuz.

Eziklik duygusu, ‘bende yok' duygusu hakim oluyor. Sosyal medya paylaşımlarında kötü anı yoktur, hep iyi yerlerde geziliyordur ya da iyi şeyler yeniyordur. Özenme durumu söz konusu. ‘O yapıyor ama ben yapamıyorum', ‘Benim neden yok?', ‘Ben başarısız mıyım?' görüşleri kişiyi komplekslere sürükleyebilir.

Bu haber toplam 223 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.