"Mutlu Kafe" ile her gün farkındalık yaratıyorlar

"Mutlu Kafe" ile her gün farkındalık yaratıyorlar

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde açılan ve çalışanları down sendromlu gençlerden oluşan Mutlu Kafe, Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü gibi yılın sadece bir günü değil her günü farkındalık yaratarak, bu gençlerin, sosyalleşip topluma katılması

A+A-

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Mutlu Kafe, down sendromlu çalışanlarıyla, hem konudaki farkındalığın artmasına hem de bu gençlerin sosyalleşip, topluma katılmasına katkıda bulunuyor.  


Down sendromuna dikkati çekmek ve farkındalığın artmasını sağlamak amacıyla başlatılan Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, yarın çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Mutlu Kafe, down sendromlu çalışanlarıyla, konuyla ilgili yılın sadece bir günü değil her günü farkındalık oluşmasını sağlıyor. 


Mutlu Kafe açılmadan önce zamanlarının büyük bir bölümünü evde geçiren gençler, çalışmaya başladıktan sonra hem kendi paralarını kazanmanın hem de sosyal yaşama katılmanın mutluluğunu yaşıyor. Kafeteryada büyük bir heyecanla müşterilere servis yapan gençlerin, aileleri de en az kendileri kadar mutlu.  


Kafede çalışan 22 yaşındaki down sendromlu Nevin Altıparmak, işe başladığı için çok mutlu olduğunu söyledi. Çalışmaya başlamadan önce evde çay, kahve yaptığını, televizyon izlediğini anlatan Altıparmak, "Burada çay, kahve servisi yapıyorum. Dans ediyorum. Müşteriler beni çok seviyor. Ben de onları, herkesi çok seviyorum. Ben çok mutluyum, annem de çok mutlu." diye konuştu. 


Çalışanlardan 25 yaşındaki Ozan Can Tutar da çok mutlu olduğunu ifade ederek, "Servis yapıyorum, çay, kahve götürüyorum. Annem çok seviniyor.  Buradaki ağabeylerimi seviyorum." dedi. 


Kafenin garsonlarından 19 yaşındaki Okan Behram ise ortaokul mezunu olduğunu dile getirerek, "Burada çalışmaktan dolayı çok mutluyum. Çay, kola servisi yapıyorum. Burayı, çalışanları seviyorum. Askere gidip geleceğim. Sevdiğim kızla evleneceğim. O özel biri, onu seviyorum." ifadelerini kullandı.  

ANNE ALTIPARMAK: BURASI SAYESİNDE KIZIM DEĞİŞTİ

Ayşe Altıparmak ise kızı Nevin işe başladıktan sonra hayatlarında çok şeyin değiştiğini kaydetti.


Kızını 22 yıl önce kucağına aldığındaki düşünceleri ile şu andaki düşüncelerinin çok farklı olduğunu vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti:


"Burası sayesinde kızım değişti. Sürekli evdeydi, dışarı çıkmak istemiyordu, insanların düşüncelerinden rahatsız oluyordu. Burada çok şey değişti. Fiziksel olarak kas gelişimini etkiledi. Kilo sorunumuz vardı, zayıflamaya başladı. İnsani ilişkileri çok iyi ilerliyor. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Sürekli dualarımızdalar. Burada 7 çocuk var. Hepsinin de hayatına dokundular. Her sabah mutlulukla uyanıyor, hazırlanıyor. İlk maaşıyla istediğini aldı. Özgüveni gelişti. O mutlu olunca ben de mutlu oluyorum. Kardeşleri de çok mutlu. Arkadaşlarıyla gelip Nevin'i görüyorlar."


Altıparmak, down sendromlu çocukların anneleriyle yakın temas kurmaya çalıştığını belirterek, "Dünyanın sonu değil. Üzülmesinler, çocuklarını desteklesinler. Hiçbir şey eskisi gibi değil. İnsanların kültür seviyeleri, merhametleri arttı. Bu çocukların çok güzel insani değerleri var. Yalan söyleyemiyorlar, sevgi dolular. Hiçbir kötü düşünceleri, hareketleri yok. İnsanların onları 'melek' diye vasıflandırması beni çok mutlu ediyor. Gerçekten melek gibiler." ifadelerini kullandı. 

ANNE TUTAR: OZAN ÖZGÜVEN PATLAMASI YAŞIYOR

Güler Tutar da oğlu Ozan'ın yaşamla barışık olduğunu ancak toplumdaki bilinçsiz insanlar yüzünden sıkıntılar yaşadıklarını kaydetti.


Mutlu Kafe'nin hayatları için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Tutar, şunları söyledi:


"Biz ciddi olarak psikolojik anlamda sorunlar yaşamaya başlıyorduk ki burası karşımıza çıktı. Bir manevrayla döndük. Benim de hayatıma çok şey kattı. Ozan Allah'ın bana bir hediyesi. Beraber sıkıntılar yaşadık. Bakışlardan rahatsız oluyordu, sokağa çıkmak istemiyordu. 'Bana bakıyorlar, dışlıyorlar' diyordu. Buraya geldikten sonra uyku bozukluğu, yemek sorunu, konsantrasyon sorunu azaldı. Değer veriliyor. 'Ozan bey' diye hitap etmeleri onu çok mutlu ediyor. Özgüveni arttı."


Oğlunun, 'ben bireyim, para kazanıyorum, benim de maaşım var' dediğini anlatan Tutar, "Mesela geçenlerde bir olay oldu. Elektriği açık bırakmış. Ben de 'kullanmıyorsan kapat' dedim. 'Benim param var, ben öderim' diye çıkıştı. Özgüven patlaması yaşıyor. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun."   

Bu haber toplam 344 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.