Tüzüğümüzde cinsiyet kotasının %50 yapılması zorunludur.

Tüzüğümüzde cinsiyet kotasının %50 yapılması zorunludur.

13. Olağan Kadın Kolları Kurultayı’nda yeniden CHP Kadın Kolları Genel Başkanı seçilerek ; “Eğer bir milletin kadını ayaklanmışsa zafer kaçınılmazdır. Örgütlenme, Örgütlenme, Örgütlenme… Zafer, Zafer, Zafer…diye haykırmalıyız.’ diyen Fatma Köse ile pa

A+A-

KADININ GÖREV ALDIĞI HER YERDE SEVİYE VE ÜRETKENLİK VARDIR           - Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kadın Kolları Başkanı olarak CHP'deki kadın varlığından, çalışmalarından memnun musunuz? 

 

Demokrasisi gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda ülkemizde kadın, hem toplumsal yeri anlamında, hem de karar verme mekanizmalarındaki yeri anlamında varoluş sorunu yaşarken, partimizde bunun yansımaları kaçınılmazdır. 

Ancak eklemeliyim ki; “Kadın erkek varoluş eşitliği” konusunda büyük tehdit oluşturan mevcut iktidarın politikalarıyla en fazla mücadele eden kadın örgütü de, kadın milletvekilleri de CHP’dedir.


Türkiye’nin siyasi istatistiklerine baktığımızda diğer partilere nazaran CHP’nin cinsiyet eşitliği konusuna çok daha önem verdiğini görüyoruz. Ancak yeterli değil.


Kadınlar sadece alan emekçileri olarak görülmemeli, kadınlar politika üretiminde söz sahibi olmalı. Cinsiyet kotası uygulamalarının denetlenmesi ve uygulanmadığı durumlarda sorumlulara disiplin yoluyla yaptırım getirmesini zorunlu görüyoruz. 


Kadının görev aldığı her yerde seviye ve üretkenlik vardır.

CHP’de yetkinlikleri doğrultusunda artık kadınlara üst düzey görev verilmesi zaruridir.

Görüntünün olası içeriği: 27 kişi

 

 - CHP ‘nin, mevcut tüzüğünde yüzde 33 olan cinsiyet kotasını koruyacağı açıklandı. Sizce yeterli mi?

İmzamız bulunan “Kadına Karşı Her Tür Ayrımcılığın Önlenmesi” demek olan CEDAW sözleşmesinde; “Kadınlara karşı ayrımcılık oluşturulan mevcut yasa, yönetmelik, adet ve uygulamaları değiştirmek veya feshetmek için yasal düzenlemeler de dahil gerekli bütün uygun önlemleri almayı;” taahhüt ederiz.

CHP olarak bu maddeyi içselleştirdiysek eğer; Tüzüğümüzde toplumsal cinsiyet eşitliğinin göstergelerinden biri olan cinsiyet kotasının %50 yapılması ve kotanın uygulanmasının zorunlu yapılması hususunun tüzükte açık hüküm olarak düzenlenmesi zorunludur.

Ayrıca örgütün her kademesinde seçimlerin hangi yöntemle yapılırsa yapılsın, adaylık sıralamasında konulan cinsiyet kotasına paralel olarak en baştan sona doğru fermuar sisteminin uygulanmasının zorunlu olması hususunun tüzük değişikliğinde açık hüküm olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Bizim görüşümüz ve mücadelemiz bu yöndedir.

Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, gülümseyen insanlar, kalabalık ve açık hava

 - Yerel siyaset, özellikle belediyeler halk ile günlük olarak iç içedir. CHP'nin yereldeki durumunu nasıl görüyorsunuz? Yerelde daha fazla kadın siyasetçiler, yöneticiler olacak mı önümüzdeki  dönem? 

Halkçılık ilkesine göre tesis edilen bir belediyecilik anlayışı, halkın ihtiyaçlarını yerelde anlamaktan geçer. Halkın ihtiyaçlarının doğru anlaşılmasının iki ayağı olduğunu düşünüyorum. İlki halka doğru yönelme, halkla doğru temas, ikinci olarak yerel yönetimde halktan her kesimin eşite yakın temsiliyeti ve katılımcı belediyeciliğin özendirilmesi.

Yerel siyasette temsil yerel halkın temsiliyse, her kesimden ve cinsiyetten temsil önemlidir. Yerel siyasette eşit katılım, yerel halkın motivasyonunu da arttıracaktır. 

Kadın aktörlerin yerel yönetimlere katılımının ve temsilinin partim dahil tüm partilerde yok denecek kadar yetersiz buluyorum, kadınların siyasal sistemle yeterince bağ kuramadığını ve uzak tutulduğunu söyleyebilirim. Kadınlar siyasal anlamda yeterince temsil edilmemektedir. Kadınların yerel siyasette de aktif rol almalarını  teşvik edecek politikalar üretmeyi görev edindik. 

Yerel siyasette kadın katılımı, kadın sorunlarının yerelde çözümü için gereklidir. Biz, yerel yönetimlerde kadın temsilinin önünü açacak kadın erkek eşitliğini sağlayacak siyasal katılım süreçlerini destekleyecek politikalar üretmekle yükümlüyüz.

 

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar ve iç mekan

GÜÇLÜ SOSYAL DEVLET GÜÇLÜ KADINA ZEMİN HAZIRLAR

 -  2019''un Türkiye için çok kritik olduğu konusunda herkes hemfikir. 2019'daki seçimler için kadın seçmene yönelik özel, farklı bir çalışmanız olacak mı? 

Aile sigortası yeterince anlatılamadı kadınlarımıza. Biz aile sigortası ile güçlü sosyal devleti hedefliyoruz. Güçlü sosyal devlet ise güçlü kadına zemin hazırlar. Dolayısıyla çalışmayan/çalışamayan kadını doğrudan etkileyecek bir politikadır diyebiliriz. 

Kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik kadın örgütü olarak çalışmalarımız devam edecek ve hem önleyici yasal düzenlemeler, hem toplumsal farkındalık ve değişim konusunda hedeflerimizi alanlarda anlatacağız.

Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmeden düzenlenen bir müfredatla karşı karşıyayız, bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor, alanlarda kadınlarımıza çocuklarının mecbur edildiği eğitim ve bizim vizyonumuzdaki eğitim farkı anlatılacak. Eğitim politikalarımız aktarılacak.  Eğitim politikaları da direk kadını etkiler takdir edersiniz ki. 

 - Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz olaylarında patlama yaşanıyor. Siz bunu neye bağlıyorsunuz, İktidar olmanız durumunda bu sorunlara nasıl çözüm getireceksiniz?

Bu toplumsal tehdite neden olan en büyük neden cezai indirimler ve normalleştirme çabalarıdır. 

İyi hal indirimleri, saygın tutum indirimleri, sizce önler mi? Özendirir mi?

Kanunlar, mahkemelerin iyi hal indirimi ya da ceza indirimine imkan vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli, cezalar arttırılmalı ve mecliste bu soruna yönelik komisyon kurulmalıdır. 

81 ilde yaygınlaştırmayı planladığımız, gönüllü psikolog ve hukukçularımızdan oluşan kadın masası çalışmamız oluşum halindedir. Kadın örgütümüz toplumun her kesiminden kadının hakları için başvuracağı mercilere dönüşecektir. 

 

81 ilde 81 "GİRİŞİMCİ KADIN" BAŞARI ÖYKÜLERİNİ YAZACAK 

“Toplumsal kalkınmada en önemli etken kadın işgücünün çalışma hayatına katılımıdır.” diyorsunuz. Bu konuda yürüttüğünüz çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?  

Kadın örgütümüzde “girişimci kadınlar”ı teşvik etmek üzere sonradan yaygınlaştırılması hedeflenen 81 ilde 81 “girişimci kadın” projemizle örnek model kadınların başarı öykülerini yazabilecekleri cesareti ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Kadının kendi gücünün kendi varlığının farkına varmasını sağlayacak bir eğitimle başlayıp, girişimciliğe giden yolu kendilerinin çizmesi sağlanacak. 81 ilde kendi yerel özelliklerine göre il kadın örgütlerimizin projeyi şekillendirmesi beklenecek ve bu projeye katkı koymak isteyen tüm STK’larla işbirliği içerisinde olacağız.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava

MEDYAYI TÜM KADINLAR OLARAK ABLUKA ALTINA ALMALIYIZ

 - Medyada kadına yönelik ayrımcı bir dil kullanıldığını düşünüyor musunuz? Medya sizce toplumu bu anlamda nasıl etkiliyor?

Kadına yönelik ayrımcı dil İktidarın politikalarından medya kanalıyla toplumun en küçük birimi aileye yayılıyor. Yani iktidarın  kadına yönelik ayrımcı dilin yaygınlaşmasında medya aracı bir misyon üstlenmiş gibi maalesef. 

Sadece yandaş medyadan bahsetmiyoruz, bugün tirajı çok yüksek havuz medyasında yer almayan bir gazetede işinde başarılı bir oyuncu kadın sanatçı için “yaş 70 iş bitmemiş” manşeti çok düşündürücü ve tehlikelidir. 

Ya da başka bir örnek;

“Alkollü kadın sürücü, polise kök söktürdü” manşetine bakalım, 

Neden "Erkek sürücü dehşeti"

ya da "kazası" demiyoruz da "Kadın sürücü dehşeti" ya da "kazası" diyoruz?

Böyle örnekler o kadar çok ki;

 - Son zamanlarda ekranlarda ve sosyal medyada sık karşılaştığımız -kadın  erkek yan yana gelmemeli, aynı asansöre binmemeli, hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde  kadın erkek ayrı yerlerde tutulmalı- gibi açıklamalarda bulunan kişiler var. Siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tarz açıklamaların önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?8.

Bu açıklamalar öyle görüldüğü üzere basit açıklamalar değildir. Planlı bir algı yönetimidir. Korku içinde yaşayan, birbirine güvensiz, şüpheci bir toplum yaratmak ve kadınları, kız çocuklarını eve kapatmak hedeflidir. Böyle hasta zihniyetli bireyleri özendirmeye devam eden uygulamalar sürdükçe, bu hasta zihniyet yaygınlaşır ve bir bakmışız ki hastalıklı bir topluma dönüşmüşüz.

Bu tür akıl almaz açıklamaları yapanlar cezalandırılmadığı sürece böylesi planlı saçmalıklarla prim yapmaya özendirilmiş olacaklar. Hukuk süreci işletilmeli ve ağır cezalarla önü kesilmeli.

 

Bu haber toplam 2045 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.