Yine iyiyiz! Mini buzul çağı geliyor!

Yine iyiyiz! Mini buzul çağı geliyor!

Küresel ısınmanın insan faaliyetleri kaynaklı olup olmadığı tartışması saygın bilim çevrelerinde geride kalmış olsa da; hala bunu ısınma döngüsünün...

A+A-

Küresel ısınmanın insan faaliyetleri kaynaklı olup olmadığı tartışması saygın bilim çevrelerinde geride kalmış olsa da; hala bunu ısınma döngüsünün bir doğal salınım sonucu olup olmadığı da düzenli olarak sorulan bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Küresel ısınma magazini diye nitelendirebileceğimiz bu tartışma benzer tezlerle haberlere düşüyor. 

Geçtiğimiz hafta da İngiliz Northumbria Üniversitesi kaynaklı bir haber dolaşıma girdi ve burada haberleştirildiğine göre Dünyamız önümüzdeki 30 yıl içinde ‘mini buzul çağına' girebilir(miş). Yani küresel ısınma diyerek üzerinde tartışılan fenomen yerini doğal yollardan bir soğumaya bırakabilir(miş). Buna sebep olarak da bu bilim insanları Güneş'in elektromanyetik aktivitesinde yaşanan düşüşü gösteriyorlar(mış). Çünkü bu düşüş olursa Güneş'teki leke sayısını azaltacak(mış). Bu da Dünya'da hava sıcaklığının düşmesine yol açacak(mış).

Haberin en güzel kısmı ise sonu. Bilim insanları, buzul çağının yararlı olabileceğini, çünkü küresel ısınmanın etkilerini tersine çevirebileceğini ve insanlara bu sorunu çözmek için daha fazla zaman sağlayacağını kaydetmişler. Yani acil bir şey yapmamıza gerek yok. Fosil yakıtlara daha fazla sarılabiliriz, gerek var mı yok mu diye düşünmeden daha fazla tüketebiliriz. Ormansızlaşmayı arttırıp, yerine ısıyı tutan asfaltı, betonu koyabiliriz. Güneş bize gerekli zamanı verecek nasıl olsa. İyiyiz yani!

Gerçek çok daha vahim

 

Şimdi bu tip haberlerin aslına bakılırsa tek bir sebebi var: “Küresel ısınmaya yol açan faaliyetler insan kaynaklı değildir. Doğal bir döngü içerisinde bu küre bazen ısınır, bazen soğur. Bakın geçmişte de böyle olmuştur. Bu yüzden biz üretim/tüketim alışkanlıklarımıza dokunmadan yaşayabiliriz. Buzul çağları arada gelir bizi kurtarır.” Peki, gerçek böyle mi? Hiçbir şüpheye bırakmayacak şekilde gerçek böyle değil. Hatta gerçek çok daha vahim.

Görüntünün olası içeriği: içecek ve yazı
 

 

Bir kere gerçekten Dünya doğal yollarla bazen ısınıp, bazen soğumakta. Daha doğrusu güneşin aktivitelerine göre bir farklılaşma olmakta. Peki Sanayi Devrimi öncesinde bir etkisi olan bu farklılaşmalar, Sanayi Devrimi sonrasında bir etki yaratabilmiş mi? Hayır. Küre hep, düzenli olarak ısınmış. Güneşin hareketlerinden bağımsız olarak hep ısınmış. Çünkü bu devrim sonrası atmosfere salınan sera gazları hep artmış. Bunun sonucu olarak da az ya da çok atmosferimiz güneşten gelenleri hep tutmuş. Grafik olarak birbirinin üzerine oturan tek görsel sera gazlarındaki artış ve kürenin ısısındaki artışın yıllara göre gösterildiği görsel. Bunun dışında bu tip haberlerde olduğu gibi kürenin buzul çağa girince soğuduğu, buzul çağdan çıkınca ısındığına dair bilimsel kanıt da yok.

Otomatik alternatif metin yok.

 

İklim değişikliği inkarcılığı para kazandırıyor

 

İnsanlık bu tip haberleri seviyor; küresel iklim değişikliği inkarcıları da bu tip araştırmaları destekliyor. İnsanlık seviyor çünkü bir anlık bile olsa bir küresel felaketten kurtulma umudunu, hem de hiçbir çaba sarfetmeden önümüze getiriyor bu haberler. Keşke böyle bir ihtimal olsa diye düşünmeden insan yapamıyor. İklim değişikliği inkarcıları bu tip haberleri destekliyor çünkü iklim değişikliğini milyarlarca insanın önüne getiren ve yine milyarlarca insanın bundan doğrudan ve hemen etkilenmesine sebep olacak faaliyetlerden para kazanıyorlar. Para kazanmaktan vazgeçmeleri ise şu anda kürenin geleceğinden daha fazla korkutuyor onları. Trump’un ABD Başkanı olurken ve olduktan sonra söyledikleri ve onun temsil ettiği zümreyi düşününce bu inkarcıların kim olduğunu da anlamak pek güç değil.

Görüntünün olası içeriği: yazı
 
Fakat Trump’ın söylediği her şey gibi bu da yalan. Ne güneşin  üzerindeki lekeler, ne astronomik salınımlar bizi kurtaracak. Bizi kurtarsa kurtarsa iklimi değil; bu iklim değişikliğini yaratan sistemi değiştirmek isteyen insanların iradesi kurtaracak.
 

Koray Doğan Urbarlı

Bu haber toplam 8313 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.