Cumhuriyet davasında 12 kişiye yeniden hapis cezası
Yeniden görülen Cumhuriyet davasında savcı Yargıtay'ın bozma kararına direnilmesini istedi. Kararını açıklayan mahkeme, 12 kişinin mahkumiyet kararında direndi. Kadri Gürsel hakkında ise beraat kararı verildi.

 Cumhuriyet gazetesi davasında yargılanan gazetenin eski yazar ve çalışanları hakkındaki kararı, Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi’nin bozmasının ardından dava, İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yeniden görüldü. Mahkeme 12 sanık hakkındaki hapis cezalarıyla ilgili olarak Yargıtay’ın kararına direnirken Kadir Gürsel’in beraatine hükmetti. Dosya yeniden Yargıtay’a gönderilecek.

Duruşmada yargılanan eski Cumhuriyet çalışanları hazır bulundu. Mahkeme heyetinin önceki duruşmalarda duruşmayı çizgilerle aktaran çizerlerin salona alınmaması yönünde talimat verdiği belirtildi. RSF, Article 19, DİSK Basın İş, HRW, TGC temsilcileri, milletvekilleri ile çok sayıda gazetecilik hak örgütü temsilcisi izlediği duruşmada ilk olarak mahkeme başkanı, Yargıtay’ın bozma kararını özetledi.

SAVCI, ATALAY’I ‘EVET KAPTAN’ DİYE ÇAĞIRDI

Ardından mahkeme Başkanı Yargıtay’ın bozma ilamına karşı savcının görüşünü sordu. Savcı, iddianamede yer alan ve yerel mahkemenin yargılaması sırasında verilen esas hakkında mütalaadaki suçlamaları tekrarladı. Savcı, Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesinin kararına direnilmesini istedi.

Yargılananlara ve avukatlarına söz vererek Yargıtay ilamı konusundaki görüşlerini soran mahkeme başkanının, Akın Atalay’ı “Evet kaptan, kaptan kim” diye çağırması tepki çekti. Bunun üzerine mahkeme başkanı “Espiri yaptım” dedi.

Yargıtay kararına uyulmasını talep eden Atalay, “Yargıtay kararı hukuka aykırı” iddiasının hangi yönden hukuka aykırı olduğuna değinilmediğini söyledi. Atalay’ın avukatı Bahri Belen de “Hasım mütalaası değil bir hukuki mütalaa olmasını beklerdik. Bu mütalaayı yok sayıyorum, abesle iştigal buluyorum. Direnme isteğinin bir hukuki dayanağı yoktur” dedi.

AHMET ŞIK: CUMHURİYET DAVASI BİR KOMPLODUR

Ahmet Şık da beyanında, “Cumhuriyet davası bir komplodur. Bu komploya sizin de dahil olup olmadığınızı vereceğiniz karar gösterecek” dedi.

Ahmet Şık’ın ardından söz alan Aydın Engin, daha önce pek çok kez hapse girdiğini belirterek “Eğer Yargıtay kararına uymaz ve cezalandırılmamız yönünde hüküm kurarsanız bundan çok etkilenmem. Hapisten çıktığımda kaldığım yerden mesleğe devam ederim. Aksi olursa da benim için fark etmez, o zaman da ara vermeden devam ederim ama sizler için fark eder. Sizler, yargının siyasallaşmasına ilişkin çok ciddi iddiaların olduğu bir dönemde bizim davamız, Cumhuriyet davası, gibi bu anlamda simgesel bir davada karar vereceksiniz. Bu, sizin sınavınız, benim değil. Bu nedenle size kolay gelsin diyorum” diye konuştu.

Daha sonra söz verilen Bülent Utku da Cumhuriyet’e yapılan operasyon en başından beri siyasi amaçla yapılan bir siyasi operasyon olduğunu söyledi. Utku, “Yargılamanın hiçbir aşamasında bu değişmedi. Savcının mütalaasına karşı diyeceklerim budur” diye konuştu. Utku’nun avukatı Ergin Cinmen ise hukukun amir ilkelerinin yok sayıldığını söyledi. Cinmen, “Bu dava, tarihe çakılan bir çivi. Artık Türkiye’yi bu ayıptan kurtarın” dedi.

Güray Öz, Hakan Karasinir, Musa Kart, Hikmet Çetinkaya Yargıtay’ın bozma kararına uyulmasını talep etti. Çetinkaya ayrıca beraat istedi. Murat Sabuncu “Anlaşılan gazeteciliği 3 yıldır yargılamak savcıya yetmemiş Biz bu salına başı dik girdik öyle çıkacağız. Gazetecilik yapmaya da devam edeceğiz” dedi. Mustafa Kemal Güngör ve Önder Çelik de savcının mütaalasını reddettiklerini belirtti.

MAHKEME SON SÖZLERİ ALMAK İSTEDİ, SALONDA TEPKİ OLDU

Mahkeme son sözleri almak isteyince avukatlar itiraz etti. Bunun üzerine duruşmaya 5 dakika ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı, uyma ve bozma kararının son sözlerin alınmasından sonra hükümle beraber değerlendirilmesine karar verildiğini açıkladı. Avukatlar mahkemenin kararına itiraz etti. Mahkemenin yine de son sözlerin alınmasını istemesi salonda tepkilere neden oldu.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, 12 kişiye verilen hapis cezalarıyla ilgili Yargıtay’ın bozma kararına direnerek tekrar hapis cezası kararı verdi. Kadri Gürsel ise beraat etti. Dosya yeniden Yargıtay’a gönderilecek.

NE OLMUŞTU?

Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi, cezaevindeki gazeteciler için infaz durdurma ve tahliye kararı vermiş, temyiz isteminde bulunan Akın Atalay, Orhan Erinç, Murat Sabuncu, Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya ile Ahmet Şık hakkındaki mahkumiyet hükümlerini bozmuştu.

Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi, bozma kararının aynı suçlamayla yargılanan ancak mahkumiyetleri istinaf mahkemesinde kesinleşen Önder Çelik, Bülent Utku, Güray Tekinöz, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Ahmet Kadri Gürsel’e Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün bozulmasının temyiz isteminde bulunmamış diğer sanıklara da uygulanacağı”nı düzenleyen 306’ncı maddesi gereğince sirayet ettirilmesine karar vermişti.

Kararda mahkumiyet hükmünün kesinleşip infaza başlanmış olması nedeniyle ileride bir hak kaybına sebebiyet vermemek açısından bu kişilerin cezalarının infazının durdurulmasına hükmedildiği belirtilmişti.

Daire tutuklu isimlerin derhal salıverilmeleri için yazı göndermiş, hakkında yakalama kararı bulunan Bülent Utku’nun yakalama müzekkeresinin kaldırılması kararlaştırmıştı. Daire, Güray Tekinöz, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik ve Bülent Utku hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına hükmetmişti.

Daire, “FETÖ’ye yardım” suçlamasıyka 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası alan Emre İper hakkında sirayet şartları oluşmadığından istinaf mahkemesinin verdiği ret kararını onamıştı. Cumhuriyet gazetesinin muhasebe çalışanı Emre İper, Yargı Reformu Paketi’nin yürürlüğe girmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunun ardından Kandıra Cezaevi’nden tahliye edilmişti. Ayrıca Daire, “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’ya “FETÖ üyeliği”nden verilen 10 yıl hapis cezasının da onanmasına karar verdi.

Daire, örgüte yardım suçlamasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası alan Ahmet Şık’ın Terörle Mücadele Kanununun örgütün eylemlerini meşru gösterme şeklindeki 6’ncı maddesi ve TCK’nın devlet organlarını aşağılama başlıklı 301’inci maddesinden yargılama yapılmasını istemişti.

Diğer Yazılarımız